Dr. Öğr. Üyesi Söyler: Otobüs şoförleri, günde 9 saatten fazla araç kullanmamalı


SİNOP Üniversitesi Gerze Meslek Yüksek Okulu (MYO) Otobüs Kaptanlığı Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Söyler, şehirler arası otobüs şoförlerinin sürüş psikolojilerinin iyi olması gerektiğini belirterek, "Sürücüler mevzuattaki gibi günde 9 saatten fazla araç kullanmamalı" dedi. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Fevzi Apaydın ise "Uykusuzluk, tıpkı alkol ve uyuşturucunun etkisi altındayken olduğu gibi sürücünün tepki zamanı, dikkat, algılama, muhakeme ve koordinasyon gibi zihinsel becerileri olumsuz yönde etkilemekte ve kazaya neden olmaktadır" diye konuştu.

30 Temmuz'da Bursa'dan Kars'a giden yolcu otobüsü, Sarıkamış ilçesinde viyadükte yaklaşık 50 metre yükseklikten uçuruma yuvarlandı. Kazada, otobüsteki 8 kişi öldü, 22 kişi de yaralandı. Kazada sürücünün uyuduğu öne sürüldü. Dün gece de Sivas'tan İstanbul'a giden yolcu otobüsü, Yozgat'ta karşı şeride geçip 30 metreden şarampole yuvarlandı, şoförle birlikte 12 kişi yaşamını yitirdi, 18 kişi de yaralandı. Bu kazanın da tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu meydana geldiği bildirildi.

Sinop Üniversitesi Gerze MYO Otobüs Kaptanlığı Programı Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Söyler, son günlerde yaşanan otobüs kazalarını değerlendirdi. Alınması gereken önlemleri sıralayan Söyler, "Araçların bakımları mutlaka yapılmalı, lastikleri değiştirilmeli, araçlar sürekli çalışmamalı; dinlenmesine fırsat verilmeli. En önemli sorun şoförlerin uzun saatler boyunca araç kullanmalarıdır. Bir şoför 24 saat içerisinde 4,5-4,5 saat olmak üzere 9 saat araç kullanması gerekiyor. Ancak maalesef bu süre aşılıyor. Bu da şoförün yorulmasına neden oluyor. Ayrıca, şoförlerin deneyimsiz olması da bir etken. Otobüslerin teknik bakımlarının aksatılması, bakımların yetkili servisler yerine sanayi ortamında yapılması. Yetkili servislerde yapılan bakımlar, arızalar belgeleniyor ve gerekli tedbirler alınıyor. Ancak sanayi ortamında yapılan bakımlarda sadece arızalar gideriliyor. Bir diğer neden ise otobüslerin sürekli çalışması. Bir araç, seferini tamamladıktan kısa bir süre sonra tekrar yola çıkıyor. Aracın dinlenmeye fırsatı olmuyor. Bu da aracın bakım ihtiyacını arttırıyor. Ayrıca araçların lastikleri mutlaka değiştirilmeli. Lastiklerin dişleri aşındıkça, kaplama yapılıyor. Kaplama lastikler, aracın yol tutuşunu ve mukavemetini azaltıyor. Bu nedenle lastikler mutlaka değiştirilmelidir" ifadelerini kullandı.

'ARAÇ KULLANIRKEN YİYİP İÇMEMELERİ, KONUŞMAMALI'

Uzun süre araç kullanacaklara uyarılarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Söyler, "Araç kullanma süreleri geçilmemeli. Mevzuatta yazdığı şekilde bir şoför 9 saatten fazla araç kullanmamalı. Şoför sayısı az olduğundan sefer sayısı da artıyor. Şoför sayısı arttırılmalıdır. Şoförlerin eğitim seviyeleri yükseltilmelidir ve mutlaka ilkyardım bilmeliler. Şoförlerin sürüş psikolojileri iyi olmalı. Psikoteknik bir şoför için bir kez alınıyor, bir daha da yapılmıyor. Şoförlerin hem fiziki hem de psikolojik yeterlilikleri saptanmalıdır. Araç sürücüleri trafik kurallarına mutlaka uymalı ama en önemlisi hız limitlerine kesinlikle uymalıdırlar. Şoförler sürüş planlamalarını doğru yapmalıdırlar. Ayrıca, şoför araç içerisinde sürüş sırasında yeme içme yapmamalı, yolcularla veya muavinle konuşmamalıdır" dedi.

YORGUN VE UYKUSUSUZ YOLA ÇIKMAYIN

TŞOF Genel Başkanı Fevzi Apaydın ise uykusuzluğun, kişilerin güvenli sürüş için kritik olan performanslarını olumsuz yönde etkilediğini söyleyerek, "Uykusuzluk, tıpkı alkol ve uyuşturucunun etkisi altındayken olduğu gibi sürücünün tepki zamanı, dikkat, algılama, muhakeme ve koordinasyon gibi zihinsel becerileri olumsuz yönde etkilemekte ve kazaya neden olmaktadır" diye konuştu.

Bazı hastalıkların da az da olsa kazalara neden olduğunu gözlemlediklerini söyleyen Başkan Apaydın, "Kazaların başlıca sebepleri yorgun ve uykusuz çıkılan yolda, şoförlerin refleks ve dikkatlerinin kaybolmasıdır. Uykulu ve yorgun bir sürücü, çevreden gelen bilgileri uyanık bir sürücüyle aynı hızda ve aynı doğrulukta algılayamamakta, değerlendirememekte ve tehlike anında kazayı önleyebilmek için yeterince hızlı tepki verememektedirler. Uykusuz ve yorgun araç kullanmaya bağlı kazalara bakıldığında, bu kazaların genellikle gece geç saatlerde meydana geldiği görülüyor. Ağır kaza olması, kazaya karışan tek aracın olması ve aracın yoldan çıkması, kazanın hız limitinin yüksek olduğu yollarda meydana gelmiş olması, sürücünün kazayı önleyebilmek için herhangi bir girişimde bulunamamış olması uykusuz ve yorgun araç kullanmaya bağlı kazaların genel özellikleri olarak sayılabilir" ifadelerini kullandı.

YETERLİ UYKU İÇİN ZAMAN PLANLANMALI

Şoförlük mesleğini yapan kişilerin düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmeleri gerektiğini vurgulayan Apaydın, "Özellikle ticari araç kullanan ve uzun yol şoförlerinin, araç kullanırken kalp krizine neden olabilecek göğüs bölgesinde ağrı, kalp çarpması vb. belirtileri hissetmeleri durumunda, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekir. Hatta şoförlerimizin zaman, zaman kontrollerini de yaptırmaları gerektiği değerlendirilmektedir. Uzun süreli araç kullanırken düzenli aralıklarla dinlenme molaları verilmesi, yorgun ve uykusuz araç kullanılmaması, yeterli uyku uyumak için zamanın iyi planlanması, uykusuzluğa neden olan hastalıkların tedavi edilmesi, krize neden olabilecek hastalıkların tespiti için belirli sürelerde kontrollerin yaptırılması, trafik kazalarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir. Dileğimiz, karayollarımızda hiçbir trafik kazasının yaşanmaması, insanlarımızın kazasız ve belasız gidecekleri yerlere ulaşmalarıdır" dedi.