Bakan Memişoğlu’ndan Randevu Sistemine İlişkin Önemli Açıklama
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, katıldığı bir canlı yayında sağlık sistemindeki gelişmeleri değerlendirdi ve merak edilen soruları yanıtladı. Bakan Memişoğlu: Randevu sisteminde yaşanan sorunların büyük ölçüde çözüldüğünü ifade ederek, son dönemde yapılan çalışmalarla önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Bakan Memişoğlu, "Koruyan, geliştiren, üreten sağlık sistemi" vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayarak, Türkiye'nin sağlık alanında son 23 yılda önemli bir dönüşüm geçirdiğini dile getirdi. Hem altyapı hem de uzman personel açısından dünya standartlarında bir seviyeye ulaşıldığını ve bu alandaki yetkinliğin kanıtlandığını söyledi.
Aile hekimliği sisteminin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki rolüne dikkat çeken Memişoğlu, bu sistemin ikinci basamak sağlık kuruluşlarıyla entegre bir şekilde çalıştığını aktardı. "Son bir yılda aile hekimlerimiz 35 milyon vatandaşımıza ulaştı. Aile hekimlikleri, temel sağlık hizmetlerimizin ve sistemimizin en kritik unsuru. Aile hekimliklerimizin artık kendine özgü kimlikleri ve tabelaları var. Fiziki şartları yetersiz olan aile hekimliklerimizi yeniliyor, yeni tesisler inşa ediyoruz. Yaklaşık bir yıl içinde 1000 aile hekimliği birimini inşaatlarıyla birlikte tamamlamış olacağız. Bunların yarısının inşaatına başladık, geri kalanının da inşallah altı ay içinde başlamayı planlıyoruz." şeklinde konuştu.
Sağlıklı Hayat Merkezleri'nin önemine de değinen Memişoğlu, bu merkezlerin aile hekimliği ile hastane arasında bir köprü görevi gördüğünü belirtti. Merkezlerde fizyoterapistler, psikologlar, diyetisyenler ve çocuk gelişim uzmanlarının görev yaptığını, ayrıca ücretsiz kanser taraması imkanı sunulduğunu ifade etti.
Bakan Memişoğlu, bağımlılıklarla ve tütün ürünleriyle mücadele konusundaki kararlılıklarını vurgulayarak, tütün kullanımını bırakmak isteyen vatandaşların Alo 171 hattını aramalarını tavsiye etti.
Bakan Memişoğlu: Randevu Sisteminde Gelinen Son Durum
Bakan Memişoğlu: Randevu sistemine ilişkin olarak, "Şu anda MHRS'de randevu sorununu yüzde 90 oranında çözüme kavuşturduk. Mesai düzenlemeleri, ek poliklinikler ve çift randevuları optimize ederek bu başarıyı elde ettik. Göreve başladığımda 4-4,5 milyon randevu bekleyen hasta bulunuyordu, şu anda bu sayıyı 300 binin altına düşürdük. Bu bekleyenlerin bir kısmı da belirli bir doktoru veya hastaneyi tercih edenlerden oluşuyor. Türkiye genelinde şu anda randevu sorunu yaşanmıyor. Aile hekimlerine başvuran vatandaşlarımız, aile hekimlerinin yönlendirmesiyle istedikleri doktor ve branştan randevu alabiliyorlar. Randevu sorunumuz kalmadı, aile hekimliklerine başvuran herkese randevu verebiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Organ bağışı konusuna da değinen Memişoğlu, vatandaşların artık e-Nabız ve e-Devlet üzerinden organ bağışı vasiyetlerini kolayca oluşturabileceklerini belirterek, organ bağışının hayat kurtarıcı önemine dikkat çekti ve bağış çağrısında bulundu.
Bu yılın ilk atamasında göreve başlayacak sağlık çalışanlarının ne zaman göreve başlayacağına ilişkin bir soruya Memişoğlu, "37 bin sağlık personelini iki aşamada alacağımızı belirtmiştik. İlk aşamayı haziran-temmuz aylarında gerçekleştirdik, ikinci aşamayı da en kısa sürede tamamlayacağız. Kura ve KPSS sonuçlarına göre yerleştirmeler yapıldı. Güvenlik soruşturmaları devam ediyor. En kısa zamanda göreve başlatmaya çalışacağız. En geç 2026'nın başında göreve başlayacaklar. Yeni KPSS sonrası yeni bir alım daha yapmayı planlıyoruz. Hedefimiz 2026 KPSS'den sonra yeni bir alım sürecini başlatmak." şeklinde yanıt verdi.
Bakan Memişoğlu, 10 Yıllık Sağlıklı Yaşam Strateji Belgesi hazırladıklarını ve bu planı uzun vadeli bir politika haline getireceklerini de sözlerine ekledi.
Anne ve çocuk sağlığının önemine vurgu yapan Memişoğlu, sezaryenin bir doğum şekli olmadığını, yalnızca gerektiğinde başvurulması gereken bir operasyon olduğunu belirtti. "Özellikle ilk bebeğini bekleyen annelerimize son üç ayında ebe desteği sağlıyoruz. 'Anne Yolculuğu' adında bir uygulama geliştirdik. Tüm anne adaylarının bu uygulamayı indirmelerini rica ediyorum. Doğumdan sonraki lohusalık dönemi de dahil olmak üzere, çocuğun iki yaşına gelene kadar 'Doğumda neler yaşanabilir, sonrasında neler olur?' gibi tüm bilgileri bu mobil uygulama aracılığıyla anne adaylarımızın erişimine sunuyoruz. Biz doğal olanın normal doğum olduğunu düşünüyoruz. Tıbbi gereklilikler, bebek veya anne sağlığıyla ilgili riskler söz konusu olduğunda doktor kararıyla sezaryen yapılabilir. Ancak insanların isteğine bağlı sezaryen oranlarını azaltmaya çalışıyoruz. Tıbbi olarak gerekli olan sezaryenler elbette yapılacaktır, ancak bizim önceliğimiz ebe eşliğinde doğal olan normal doğumun gerçekleşmesidir." dedi.