Türkiye’nin farklı illerinden 15 yıldır heybe toplayan Berna Özden’in koleksiyonu, Anadolu’nun zengin dokuma kültürünü yaşatıyor. Anadolu insanının duygularını ilmek ilmek işlediği eserleri geleceğe aktarmak amacıyla oluşturulan koleksiyonda 120’ye yakın parça bulunuyor.
Geçmişleri 70 ila 120 yıl arasında değişen heybeler; Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Konya, Kayseri Yahyalı, Niğde Kaşıkçı, Çorum, Mersin, Malatya ve Sivas’a uzanan geniş bir coğrafyanın kültürel izlerini taşıyor. Anadolu’nun zengin dokuma mirasını yansıtan heybeler, çeyiz, binek ve günlük kullanım gibi işlevsel özelliklerinin yanı sıra estetik detaylarıyla da öne çıkıyor.
“Kültürün taşınan hafızası” adını verdiği eserleriyle Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında sergi açan Berna Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun olduğunu belirtti. Özden, kayınpederi Lütfi Özden’in halı sanatıyla uğraştığını ve koleksiyonuna, kendisine hediye ettiği Sivas’ın Zara bölgesine ait ilk heybe ile başladığını anlattı.
Yurt içi ve yurt dışında düzenlenen müzayedelerin yanı sıra seyahatleri sırasında da heybe aldığını aktaran Özden, koleksiyonunda yaşları 70 ile 120 arasında değişen 100’den fazla eser bulunduğunu söyledi. Özden, “Çanakkale’den Balıkesir’e, Konya’dan Kayseri’ye, Fethiye, Mersin Mut bölgesi, Elazığ gibi Anadolu’nun birçok yöresine ait heybelerim mevcut.” dedi.
Heybelerin bakımının ve korunmasının zor olduğunu vurgulayan Özden, havalandırma, koruma ve saklama işlemleri için evinin bir bölümünü ayırdığını ifade etti. Koleksiyondaki eserlerin bakımında kekik tozu, lavanta çiçeği ve ceviz yaprağının kullanıldığı çeşitli yöntemlerden yararlandığını dile getirdi.
Atın terkisine takılan ve insanların göç yollarında kullandığı en önemli taşıma araçlarından biri olan heybelerin anlamına da değinen Özden, “Heybeler sadece atın terkisinde ya da omuzda taşınan bir torba değildir. Heybeler en önemli kültürel mirasımızdır. Ona sahip çıkmak, korumak, gelecek kuşaklara aktarmak en büyük vazifemiz olmalıdır. Ben de bu koleksiyona başlarken bunu misyon edindim ve devam ettirmeye çalışıyorum. Heybeler kadınlarımızın ilmek ilmek işlediği, içine duygularını, hasretlerini, özlemlerini, dualarını kattığı canlı birer kültür vesikasıdır. Onları korumak ve yaşatmanın hepimizin bir vefa borcu olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Editör: ANADOLU AJANSI






