Karatay Belediyesi ile Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi tarafından düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destek verdiği Uluslararası 15. Mevlânâ Şiir Şöleni, Karatay Kültür Merkezi’nde başlayan şiir atölyeleriyle açıldı. Türkiye’den ve farklı ülkelerden şair ve yazarları Konya’da buluşturan etkinlik, D. Mehmet Doğan’ın aziz hatırasına ithaf edildi.
Şölenin ilk bölümü, “Günümüz Şiiri Fiili Durum” başlıklı panelle başladı. Türkiye’nin yanı sıra Kırgızistan, Tataristan, Azerbaycan, Doğu Türkistan, Irak/Kerkük ve Filistin’den şair ve yazarların katıldığı programda şiirin farklı kültürler arasındaki ortak dili ve edebiyatın birleştirici gücü ele alındı. Etkinlikte D. Mehmet Doğan’ın Türk kültürüne, edebiyatına ve fikir hayatına yaptığı katkılar da yad edildi.
Şiir tutkunlarının şiirin inceliklerini, farklı anlatım biçimlerini ve özgün teknikleri keşfetme fırsatı bulduğu atölyelerde, modern şiir üzerine görüş ve deneyimler paylaşıldı. Programda günümüz Türk şiirinin mevcut görünümü, şiirin geçirdiği değişimler, güncel şiir anlayışları ve şairin edebiyat dünyasındaki konumu değerlendirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, Konya’nın şiir ve musikiyle özdeşleşen kültürel kimliğine dikkat çekti. Şiirin yalnızca okunup geçilen bir sanat olarak kalmaması gerektiğini belirten Köseoğlu, şiirin poetikasının da konuşulması ve kayıt altına alınmasının önemini vurguladı.
Şehirde eş zamanlı gerçekleştirilen Uluslararası Mistik Müzik Festivali ile Şiir Şöleni’nin Konya’nın kültürel dokusuna yakışan iki önemli etkinlik olduğunu ifade eden Köseoğlu, Mistik Müzik Festivali ile farklı ülkelerin tasavvuf musikisi anlayışlarının Konya’da buluştuğunu, Uluslararası Mevlânâ Şiir Şöleni ile de şiirin şehrin kültürel hayatındaki yerinin güçlendirildiğini söyledi. Konya tarihinin çok daha eskiye dayandığını belirten Köseoğlu, özellikle Mevlânâ’dan sonraki dönemde şiir ve musikinin şehir açısından ayrı bir önem taşıdığını dile getirdi. Mevlevilik ve Mevlevi musikisinin bu kültürel birikimdeki yerine de işaret eden Köseoğlu, “Konya için şiir ve musiki çok önemli ve çok değerli” dedi.
Şiir Şöleni’nin yalnızca şairlerin şiirlerini paylaşmasından ibaret olmadığını vurgulayan Ahmet Köseoğlu, etkinlik kapsamında şiirin niteliğinin ve poetikasının da ele alındığını söyledi. Şiirin poetikası üzerine gerçekleştirilen çalışmaların artık geleneksel bir nitelik kazandığını ifade eden Köseoğlu, toplantıların atölye, sempozyum ve panel formatlarında sürdürüldüğünü kaydetti. Bu çalışmaların kitaplaştırılması ve dijital ortamda erişilebilir hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Köseoğlu, “Konya’da şiir sadece bir akşam dolunayda okunup geçilen bir hadise olmasın. Devamında şiirin poetikası da konuşulsun istiyoruz” dedi.
Şölen boyunca şiirin konuşulacağını belirten Köseoğlu, şiir atölyelerine katkı sunan başta Osman Özbahçe, Atilla Yaramış ve Vural Kaya olmak üzere tüm konuşmacılara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Köseoğlu, “Bugün Konya’da gün boyu şiir konuşacağız. Konya şiirlenecek, şehir şiirlenecek. Bu atölyelerin faydalı olmasını ve erbabına ulaşmasını, söylenenlerin hikmetli birer söz gibi şiirle uğraşanlara ve şiiri okuyanlara ok gibi gidip kalplerine yerleşmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala ise şiirin insanın duygu ve düşüncelerini ifade etmenin ötesinde, hakikati arama ve farkındalığı yeniden inşa etme imkânı sunduğunu söyledi. Türk ve İslam medeniyetinde şiirin yerine dikkat çeken Kala, neşe, hüzün, sevinç ve trajedilerin yanı sıra fikirlerin de şiir yoluyla ifade edildiğini belirtti. Şiirin farklı değerleri parçalamadan bir araya getiren bir ifade biçimi olduğunu dile getiren Kala, “Şiir, mantığın baş tacı olmakla beraber sanki orada tevhidi bir kubbe de oluşturuyor” dedi.
Şiir ve şuur kelimelerinin aynı kökten geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kala, şiiri “hissediş, seziş ve farkında oluş” kavramlarıyla ilişkilendirdi. Şiirin nihayetinde büyük bir farkındalık ve hissedişle hakikati yakalama çabası olduğunu söyleyen Kala, şiirin insanı mevcut dilin sınırlarının ötesine taşıyan yönüne işaret ederek, “Aslında şiir dilden başka bir dile kaçış gibi. Ve bu dilden kaçışlara özellikle günümüzde bence çok ihtiyaç var. Çünkü dilin araçsallaştırıldığı bir zeminde yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Dijital çağın insan dikkatini sürekli olarak kendisine çekmeye çalıştığını ifade eden Kala, dikkatin çalındığı bir dönemde şiire yönelmenin dikkati yeniden toplama çabasını da beraberinde getirdiğini söyledi. Şiirin insanı yoğunlaşmaya, düşünmeye ve fark etmeye davet eden yönüne dikkat çeken Kala, çağın trajedilerinin ve meydan okumalarının yeniden şiirin diliyle ifade edilmesi gerektiğini belirtti. Kala, “Yeniden şiirle hemhal olmaya, çağımızın trajedilerini, meydan okumalarını yeniden şiir diline dökmeye ihtiyacımız var. Bu programların buna vesile olmasını temenni ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da 15. Uluslararası Mevlânâ Şiir Şöleni’nde şiir-felsefe ve şiir-musiki ilişkilerinin kadim bir tartışma olduğunu söyledi. Konya’nın Türkiye’deki farklı şiir mahfillerini ve uluslararası şairleri buluşturan bir kültür merkezi haline gelmesinin önemine dikkat çeken Arıcan, modern dönemde şiirin daha yalın bir karakter kazandığını ifade etti.
Uluslararası şiir şölenlerinin yalnızca şiir okumalarından ibaret olmaması gerektiğini belirten Arıcan, Mevlânâ’nın farklı kültür ve gönül coğrafyalarını buluşturan mirasının bu konuda önemli bir zemin sunduğunu kaydetti. Şölenin uluslararası niteliğinin güçlendirilmesi için farklı ülkelerden gelen şairlerin kendi ülkelerindeki şiirin güncel durumunu anlatabilecekleri paneller ve tartışmalar düzenlenmesinin önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’deki şiirin mevcut durumunun anlatıldığı buluşmaların karşılıklı etkileşim açısından önemli sonuçlar doğurduğunu dile getiren Arıcan, Konya’da gerçekleştirilen programlarla da benzer bir etkileşimin sağlandığını belirtti. Farklı ülkelerden gelen şairlerin kendi şiir ortamlarını anlatmalarının şöleni zenginleştireceğini ifade eden Arıcan, Şiir Şöleni ve Şiir Atölyeleri’nin gerçekleştirilmesine katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.
Karatay Belediyesi’nin kültürel desteğinin artık bir geleneğe dönüştüğünü belirten Arıcan, “Karatay Belediyemiz aslında bunu bir geleneğe dönüştürdü. Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca’ya gerçekten bu destek için şükranlarımızı sunuyoruz. İnşallah bunun ileride nihayet devam eden bir gelenek oluşmasını, kültürel bir faaliyet olmasını diliyorum” diye konuştu.
Osman Özbahçe’nin yönettiği “Günümüz Şiiri Fiili Durum” başlıklı panelde Hakan Şarkdemir, Hayriye Ünal ve İdris Ekinci, günümüz şiiri üzerine görüş ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Konuşmacılar, çağdaş şiirin imkânlarını ve karşı karşıya bulunduğu meseleleri farklı yönleriyle değerlendirdi.
Kırgızistan’dan Tataristan’a, Azerbaycan’dan Doğu Türkistan’a, Kerkük’ten Filistin’e uzanan geniş bir coğrafyadan edebiyatçıların katıldığı programda şiirin evrensel dili öne çıktı. Mevlânâ’nın sevgi, hoşgörü ve insan merkezli düşüncesinin şehri Konya’da düzenlenen etkinlik, şiir ve edebiyat aracılığıyla farklı kültürler arasında bağ kurulmasına katkı sağladı. Şiir Atölyesi, soru-cevap bölümünün ardından günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Editör: F.ÖZKAN





