Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısının ve sağkalım olasılığının artırılmasında önemli rol oynuyor. Hastalığın erken evrelerde belirti vermeden ilerleyebilmesi, düzenli taramaların önemini artırıyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serap Sayar, meme kanserinde erken tanı, düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekerek alınabilecek önlemler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, kansere bağlı ölümlerin de önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. Doç. Dr. Serap Sayar’ın aktardığı bilgilere göre, Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından hazırlanan GLOBOCAN 2024 verilerinde, 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon, Türkiye’de ise 25 bin 80 yeni meme kanseri vakası görüldüğü tahmin ediliyor.
Türkiye’de meme kanseri, kadınlarda görülen tüm yeni kanser vakalarının yüzde 24,5’ini oluşturuyor. Aynı yıl hastalık nedeniyle 5 bin 613 kadının yaşamını kaybettiği, son beş yıl içinde meme kanseri tanısı alan ve hayatta olan kadın sayısının ise 92 bin 83 olduğu öngörülüyor.
Erken tanının tedavi başarısı ve sağkalım olasılığının artırılmasında önemli rol oynadığını belirten Sayar, hastalığın erken evrelerde belirti vermeden ilerleyebilmesinin düzenli taramaların gerekliliğini gösterdiğini ifade etti. Sayar, temel tarama yöntemlerinden biri olan mamografinin, hastalığın henüz belirti vermediği dönemde saptanmasına yardımcı olduğunu söyledi.
Türkiye’de yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi taraması yapılıyor. Tarama hizmetleri Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezleri aracılığıyla sunuluyor. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan veya genetik yatkınlığı olan bireylerde tarama sıklığı ve yöntemi ise kişisel risk durumuna göre sağlık profesyonelleri tarafından belirleniyor.
Meme kanserinde erken tanı için olası belirtilerin bilinmesi ve vücutta meydana gelen değişikliklerin dikkate alınması gerekiyor. Memede veya koltuk altında ele gelen kitle, meme boyutunda ya da şeklinde değişiklik, meme cildinde çekilme veya portakal kabuğu görünümü dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.
Sayar, meme kanserinin her zaman ağrıya neden olmayabileceğini ve aile öyküsü bulunmayan kadınlarda da görülebileceğini belirtti. Kadınların kendi meme yapılarını tanımaları, olağan dışı bir değişiklik fark etmeleri durumunda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini vurguladı.
Meme kanseri riskinin azaltılmasında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da önemli bir yeri bulunuyor. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, dengeli beslenme ve alkol tüketiminden kaçınılması, riskin azaltılmasına katkı sağlayan başlıca davranışlar arasında yer alıyor.
Her yıl ekim ayı, toplumsal farkındalığı artırmak ve erken tanının önemine dikkat çekmek amacıyla Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak değerlendiriliyor. Bu dönemde yürütülen bilgilendirme çalışmaları, kadınların hastalık konusunda bilinçlenmesini ve tarama hizmetlerinden yararlanmasını teşvik ediyor. Sayar, düzenli taramaların, belirtilerin tanınmasının ve sağlık kuruluşlarına zamanında başvurulmasının yaşam boyu sürdürülen bir sağlık bilincinin parçası olması gerektiğini ifade etti.
Editör: F.ÖZKAN








