DOLAR

48,4888

0,03%
EURO

56,4831

0,09%
ALTIN(gr)

6.800,82

-0,87%
BİST 100

0.00

0.00%
Çumra
25°

AÇIK

  • Anasayfa
  • »
  • Konya Haber
  • »
  • Başkan Altay: Yerel Yönetimlerin İklim Gündemindeki Rolü Güçlendirilmeli

Başkan Altay: Yerel Yönetimlerin İklim Gündemindeki Rolü Güçlendirilmeli

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla Trabzon’da düzenlenen “Okyanus ve Denizler

Başkan Altay: Yerel Yönetimlerin İklim Gündemindeki Rolü Güçlendirilmeli

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla Trabzon’da düzenlenen “Okyanus ve Denizler Mavi Diyalog Programı”na, Dünya Belediyeler Birliği (UCLG) ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı, COP31 Yerel ve Bölgesel Yönetimlerden Sorumlu Özel Elçi Uğur İbrahim Altay da katıldı. Altay, “Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu”nda konuşma yaptı.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantının önemine dikkat çeken Uğur İbrahim Altay, buluşmanın COP31 sürecinde okyanusların, denizlerin ve kıyı bölgelerinin iklim gündemindeki yerini daha görünür hale getirmesi ve yerel yönetimlerin bu alandaki rolünü güçlendirmesi bakımından son derece değerli olduğunu söyledi.

COP31 Şehirler ve Yerel Yönetimler Elçisi olarak üstlendiği sorumluluğu yalnızca şahsi bir görev olarak görmediğini belirten Altay, bu sorumluluğun şehirlerin küresel iklim gündemindeki sesini daha güçlü kılacak önemli bir görev olduğunu ifade etti. Altay, çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlere verdiği destek dolayısıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’a tüm şehir yöneticileri adına teşekkür etti.

Bu sürecin Konya açısından da önem taşıdığını dile getiren Altay, yerel tecrübenin uluslararası platformlara taşınması, kentlerin birikiminin görünür kılınması ve iklim diplomasisine yerelden katkı sunulmasının Konya için ayrı bir değer taşıdığını kaydetti.

COP31 sürecinde yerel yönetimlerin temsilinin dönemsel değil, sürdürülebilir ve kurumsal bir yapıya kavuşması gerektiğine inandığını belirten Altay, yerel yönetimlerin ilk kez COP kapsamında danışma kuruluna dahil edilmesi ve daha aktif görev üstlenmesinin önünü açan Murat Kurum’a tüm yerel yönetimler adına şükranlarını sundu.

UCLG olarak çok düzeyli yönetişim yaklaşımını sürecin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Altay, uluslararası kuruluşlar, ulusal hükümetler, yerel ve bölgesel yönetimler, özel sektör, akademi ve sivil toplum arasında kurulacak etkin koordinasyonun, şehirlerin deneyimlerinin politika geliştirme süreçlerine daha güçlü biçimde yansıtılmasını sağlayacağını söyledi.

Yerel düzeyde ortaya çıkan başarılı uygulamaların farklı şehirler ve coğrafyalar arasında paylaşılmasının ortak hedeflere ulaşılması açısından önemli ilerleme sağlayacağını ifade eden Altay, okyanusların ve denizlerin karşı karşıya bulunduğu sorunların sınır tanımayan niteliğinin iş birliğini daha da önemli hale getirdiğini vurguladı. Atığın kaynağında azaltılması, etkin atık yönetim sistemlerinin geliştirilmesi, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması, vatandaşlar ile işletmelerin sürece daha aktif katılımının sağlanması ve toplumsal farkındalığın artırılmasının yerel düzeyde öncelik verilmesi gereken konular arasında bulunduğunu kaydetti. Altay, şehirlerin bu alandaki deneyimlerinin herkes için önemli bir bilgi ve uygulama kaynağı olduğunu belirtti.

Yerel düzeyde geliştirilen başarılı çalışmaların görünür hale getirilmesi ve farklı kentlerin ihtiyaçlarına uyarlanarak yaygınlaştırılmasının denizel atıklarla mücadelede daha etkili ve kalıcı sonuçlara ulaşılmasını destekleyeceğini söyleyen Altay, toplantının farklı coğrafyalardan ve farklı yönetim düzeylerinden gelen deneyimleri bir araya getirmek, ortak öncelikleri belirlemek ve diyaloğu somut iş birliklerine dönüştürmek açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Altay, toplantıda paylaşılacak görüşlerin küresel hedeflerin yerel düzeyde daha etkin uygulanmasına zemin hazırlamasını, şehirlerin finansal ve teknik kapasitesini güçlendirmesini, iyi uygulamaların farklı coğrafyalara taşınmasını teşvik etmesini ve ortak deniz havzalarının korunması için daha güçlü iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunmasını temenni etti. Katılımcılara ve değerli görüşlerine teşekkür eden Altay, toplantının somut sonuçlarla yeni iş birliklerine ve güçlü ortaklıklara vesile olmasını diledi. Konuşmasının sonunda Murat Kurum’a, çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlere verdiği destek nedeniyle tüm şehir yöneticileri adına yeniden teşekkür etti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da Türkiye’nin denizlerle güçlü bağları bulunduğunu söyledi. Türk milletinin Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan ve denizle aynı dili konuşan milletlerden biri olduğunu belirten Uraloğlu, denizlerin “Mavi Vatan” olarak görülmesinin bunun doğal sonucu olduğunu ifade etti.

Bakanlık olarak tüm faaliyetlerde yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya, ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltmaya, düşük emisyonlu ulaşım türlerini teşvik etmeye ve bunları destekleyecek altyapıyı oluşturmaya odaklandıklarını belirten Uraloğlu, vizyonlarının Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası gibi Avrupa Birliği’nin temel yaklaşımlarıyla birçok ortak noktaya sahip olduğunu söyledi.

Uraloğlu, tüm projelerde atık yönetimini en üst seviyeye çıkardıklarını, inşaat ve bakım süreçlerinde geri dönüşümlü malzeme kullanımını artırdıklarını, limanlar, havalimanları ve istasyonlarda sıfır atık uygulamalarını standart hale getirdiklerini aktardı. Ulaştırmanın her modunda olduğu gibi denizcilikte de sera gazı emisyonlarının takibi ve azaltılmasına yönelik somut adımlar attıklarını anlatan Uraloğlu, limanlarda yeşil dönüşüm ile mavi karbon ekosistemlerinin korunmasının Bakanlığın öncelikleri arasında bulunduğunu vurguladı.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise Karadeniz’in ve tüm denizlerin iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiğine işaret etti. Kurum, 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan ve solunan havanın yarısını üreten okyanusların geleceğinin büyük bir risk altında bulunduğunu söyledi. Araştırmalara göre okyanus ekosistemlerindeki bozulmaların ekonomik maliyetinin 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabileceğini belirten Kurum, okyanusların karşı karşıya olduğu çok boyutlu sorunların çözümü için mevcut çalışmaların yetersiz kaldığını ifade etti. Kurum, bununla birlikte Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini aktardı.

Olumlu gelişmelere rağmen büyük sorunun çözümü için çabaların sınırlı kaldığına dikkat çeken Kurum, COP31 Başkanlığı olarak Türkiye’nin Avustralyalı dostlarıyla birlikte sınırları aşan ve meseleye bütüncül yaklaşan ortak bir iradeyi hayata geçirmek istediğini söyledi. Kurum, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “Damladan vazgeç, okyanus ol” sözünü anımsatarak, sorunların birlikte aşılması gerektiğini dile getirdi.

“Dünya bizden bugün artık eylem istiyor, icraat istiyor, sonuç istiyor” diyen Kurum, bir sel yaşandığında vatandaşların yöneticilerden hemen sorunların giderilmesini beklediğini belirtti. İyi niyet temennilerinin ve söylemlerin bir yere kadar anlam taşıdığını ifade eden Kurum, sel nedeniyle şehirlerin, ekonominin, üretimin ve istihdamın etkilendiğini söyledi. Kurum, sorumluluğun herkesin elini ve gövdesini taşın altına koyması olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, iklim şampiyonları ve okyanus alanlarındaki tüm paydaşlarla iş birliğini her geçen gün geliştirdiğini belirten Kurum, bu iş birliğinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Okyanusları korumanın tüm dünyanın ortak sorumluluğu olduğunu dile getiren Kurum, sorumlulukların somut adımlara dönüştürülmesi zamanının geldiğini söyledi. Gidişatın değiştirilmesinin ülkelerin elinde olduğunu belirten Kurum, bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Kurum, Türkiye’nin denizlerin korunması konusunda elde ettiği tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazır olduğunu ifade etti.

Editör: F.ÖZKAN

Haberin Fotoğrafları

Haber Ara
Haber Ara