DOLAR

48,7942

0,06%
EURO

56,0589

0,02%
ALTIN(gr)

6.817,81

-0,69%
BİST 100

0.00

0.00%
Çumra
21°

AÇIK

  • Anasayfa
  • »
  • Sağlık
  • »
  • Alzheimer’da Demans Vakalarının Yüzde 45’i Önlenebilir veya Geciktirilebilir

Alzheimer’da Demans Vakalarının Yüzde 45’i Önlenebilir veya Geciktirilebilir

Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinin zamanla zarar görmesiyle ortaya çıkan, beyin işlevlerindeki bozulmaya bağlı olarak bireyin konuşma, karar verme ve günlük işlerini kendi başına yapma yeteneğini

Alzheimer’da Demans Vakalarının Yüzde 45’i Önlenebilir veya Geciktirilebilir

Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinin zamanla zarar görmesiyle ortaya çıkan, beyin işlevlerindeki bozulmaya bağlı olarak bireyin konuşma, karar verme ve günlük işlerini kendi başına yapma yeteneğini giderek kaybetmesine neden olan kronik ve ilerleyici bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor. Alzheimer, tüm demans (bunama) nedenleri arasında en yaygın görülen hastalık olup vakaların yaklaşık yüzde 60-70’ini oluşturuyor.

Dünya genelinde 55-57 milyon kişinin demansla yaşadığı, yaklaşık her 3 saniyede bir kişide demans geliştiği ve 2040 yılına kadar demansın dünya genelinde üçüncü önde gelen ölüm nedeni olacağı tahmin ediliyor. Alzheimer hastalığı ve demans, Türkiye’de de önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. TÜİK’in yayımladığı 2022 yılı Türkiye Sağlık Araştırması Raporu’na göre, Türkiye’de 65 yaş üzerindeki bireylerde Alzheimer hastalığının görülme sıklığı yüzde 5,5. TÜİK verilerine göre Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı ise 2024 yılında yüzde 3,0 oldu.

Hastalığın yaygınlığına ve bireyler, aileler ile toplumlar üzerindeki yıkıcı etkilerine rağmen Alzheimer ve demansa ilişkin bilgi eksiklikleri, yanlış inanışlar, damgalama ve ayrımcılık dünya genelinde devam ediyor. Bilgi ve farkındalık düzeyindeki eksikliklerin başında ise hastalığın yaşlanmanın doğal ve önlenemez bir parçası olarak görülmesi geliyor. Araştırmalar, sağlık ve bakım çalışanlarının yüzde 65’inin demansın yaşlanmanın normal bir parçası olduğuna inandığını gösteriyor. Dünya genelinde toplumun yaklaşık yüzde 80’i demans geliştirme konusunda endişe duyarken, her 4 kişiden 1’i demansı önlemek için yapılabilecek hiçbir şey olmadığını düşünüyor.

Demansla yaşayan bireylerin yüzde 88’i ayrımcılığa uğradığını belirtiyor. Demansla yaşayan bireylerin ve bakım verenlerin yüzde 46’sı ise tanı korkusu ve damgalamayı, tanıya erişimin önündeki engeller arasında gösteriyor.

Hastalığa ve Alzheimer ile demansın kişiler ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine ilişkin farkındalığı ve bilgi düzeyini artırmak, aynı zamanda damgalama ve ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla her yıl eylül ayı Dünya Alzheimer Ayı olarak ilan ediliyor. Bu yılın kampanya teması, “Ne Kadar Erken Tanırsanız, O Kadar Fazlasını Yapabilirsiniz: Demans Tanısı Önemlidir.” olarak belirlendi.

Demans ve Alzheimer riskinin azaltılabileceği belirtilirken, ailede demans veya Alzheimer öyküsü bulunması ve cinsiyet gibi bazı risk faktörlerinin değiştirilemeyeceği ifade ediliyor. Bununla birlikte yaşam tarzına bağlı ve değiştirilebilir risk faktörleriyle mücadele edilerek, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanılmasıyla hastalığı önlemek, geciktirmek veya etkilerini azaltmak mümkün olabiliyor. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite ve tip 2 diyabet, tütün ve tütün ürünleri ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve zihinsel olarak pasif olma; düşük eğitim düzeyi, depresyon, kafa travmaları ve uyku bozuklukları değiştirilebilir risk faktörleri arasında sayılıyor.

Araştırmalar, değiştirilebilir risk faktörlerine yönelik uygun müdahalelerle demans vakalarının yüzde 45’inin geciktirilebileceğini veya önlenebileceğini gösteriyor. Korunma kapsamında zihinsel egzersizler yapılması, bulmaca çözülmesi, kitap okunması veya yeni bir dil öğrenilmesi öneriliyor. Haftada birkaç gün tempolu yürüyüş gibi düzenli hareketin kan dolaşımını ve beyin sağlığını desteklediği; taze sebze, meyve, balık ve zeytinyağı ağırlıklı beslenmenin riski azalttığı belirtiliyor. Arkadaşlarla vakit geçirmek ve sosyal gruplara katılmak, zihinsel sağlığın korunmasına katkı sağlarken tansiyon, kolesterol ve şeker seviyelerinin kontrol altında tutulması da önem taşıyor.

Demans ve Alzheimer’ın erken tanınması da büyük önem taşıyor. Yeni öğrenilen bilgileri unutma en yaygın ilk belirtiler arasında yer alıyor. Bildik yerlerde kaybolma veya günün hangi saatinde olduğunu şaşırma yön ve zaman karışıklığına; yemek pişirme, alışveriş yapma ya da hesap ödeme gibi işlerde zorlanma günlük işleri yapmada güçlüğe işaret edebiliyor. Konuşurken kelimeleri bulmakta zorlanma iletişim sorunları arasında gösterilirken, kişinin şüpheci, huzursuz veya depresif hale gelmesi kişilik değişimi belirtisi olabiliyor.

Bu belirtilerin fark edilmesi halinde vakit geçirilmeden uzman hekime başvurulması gerekiyor. Erken tanı sayesinde uygun tedavi, bakım ve destek hizmetlerine erişim sağlanarak tanı alan bireylerin mümkün olduğunca uzun süre bağımsız yaşamalarına yardımcı olunabiliyor.

Tanı sonrasında hastalara uygun desteğin sağlanması da önem taşıyor. İlaç tedavileri ve tıbbi desteğin yanı sıra sosyal destek, demans dostu kapsayıcı tasarım, sosyal aktiviteler, anıları hatırlamaya yönelik çalışmalar, rehabilitasyon ve geçici bakım hizmetleri; demansla yaşayan bireyler ile bakım verenlerin bağımsızlıklarının en üst düzeye çıkarılmasını sağlıyor.

Demans ve Alzheimer hastalığını daha yakından tanımak ve korunmaya yönelik bilgi edinmek isteyenler, Bakanlık tarafından yayımlanan “Demanslı Bireylerde Koruyucu Yaklaşımlar” kitabına Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü internet sitesinden erişebiliyor. Ayrıca aile hekimliği birimlerine başvurularak kronik hastalık taramaları ve izlemleri düzenli yaptırılabiliyor. Sağlıklı Hayat Merkezlerinden ise sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmak için ücretsiz destek alınabiliyor.

Editör: F.ÖZKAN

Haber Ara
Haber Ara