Soğuk havalarda fiziksel aktivitenin azalması, su tüketiminin ihmal edilmesi ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi; kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarına zemin hazırlayabiliyor. Kış aylarında bağırsak sağlığını korumak için lif açısından zengin beslenmek, yeterli sıvı almak, düzenli hareket etmek ve uyku düzenine dikkat etmek önem taşıyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, bağırsak sağlığını destekleyen günlük alışkanlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bağırsak sağlığının korunmasında dengeli ve çeşitli beslenmenin kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, pırasa, havuç, kereviz, brokoli ve lahana gibi kış sebzelerinin günlük lif alımına katkı sağladığını ifade etti. Mercimek, nohut, kuru fasulye, yulaf ve bulgur gibi besinlerin de öğünlerde yer almasının beslenme çeşitliliğini artırdığını belirten Ünüsan, “Lif, dışkının bağırsakta ilerlemesini kolaylaştırırken, bazı lif türleri de bağırsaklarımızda yaşayan yararlı mikroorganizmalar için besin kaynağı oluşturuyor. Ancak, lifli besinlerin tüketimini kısa sürede ve aşırı miktarda artırmak gaz ve şişkinliğe neden olabiliyor. Bu nedenle lif alımının kademeli olarak artırılması gerekiyor” dedi.
Yoğurt, kefir ve diğer fermente besinlerin bağırsak sağlığını desteklemek amacıyla beslenme düzeninde yer alabileceğine dikkat çeken Ünüsan, sade yoğurt ve kefirin dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketilebileceğini söyledi. Her fermente besinin probiyotik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ünüsan, bir ürünün probiyotik kabul edilebilmesi için içerdiği canlı mikroorganizmaların yeterli miktarda tüketildiğinde sağlık üzerinde olumlu etkilerinin bilimsel olarak kanıtlanmış olması gerektiğini belirtti. Tarhana gibi fermente ürünler pişirildiğinde içerdiği canlı mikroorganizmaların büyük ölçüde canlılığını yitirmesinin beklendiğini aktaran Ünüsan, turşu tüketiminde tuz içeriğine dikkat edilmesi, ev yapımı ürünlerde ise hazırlama ve saklama koşullarına özen gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Soğuk havalarda susama hissinin azalmasının sıvı ihtiyacının ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Ünüsan, “Yeterli sıvı tüketimi, özellikle lifli besinlerle birlikte, dışkının yumuşak kalmasına yardımcı oluyor. Gün boyunca suyu görünür bir yerde bulundurmak ve öğün aralarında su içmeyi alışkanlık hâline getirmek, sıvı tüketimini düzenlemeyi kolaylaştırıyor. Sebzelerle hazırlanan çorbalar da sıvı alımına katkı sağlıyor” diye konuştu. Ünüsan, herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle sıvı tüketimi kısıtlanan bireylerin hekimlerinin önerilerine uyması gerektiğini de vurguladı.
Kış meyvelerinin bağırsak sağlığını destekleyen beslenme düzeninde önemli bir yeri bulunduğunu aktaran Ünüsan; portakal, mandalina, elma, armut ve narın günlük beslenmeye çeşitlilik kattığını söyledi. Meyvelerin suyunu içmek yerine kendisini tüketmenin liften daha fazla yararlanmayı sağladığını belirten Ünüsan, uygun meyvelerin iyice yıkanarak kabuklarıyla tüketilmesinin de lif alımına katkıda bulunabileceğini ifade etti. Ünüsan, “Bağırsak sağlığı için tek bir mucize besine yönelmek yerine, farklı bitkisel besinleri düzenli olarak tüketmek ve beslenmede çeşitliliği korumak gerekiyor” dedi.
Günlük yaşam alışkanlıklarının bağırsakların düzenli çalışmasında etkili olduğunu belirten Ünüsan, kış aylarında soğuk havaların etkisiyle dışarıda geçirilen zaman azalsa da ev içinde yürümenin, uzun süre oturulan zamanlarda ayağa kalkmanın ve kısa yürüyüşler yapmanın günlük fiziksel aktiviteyi artırabileceğini söyledi. Sağlık durumu uygun olan bireylerin günde toplam 20-30 dakika yürüyerek fiziksel aktiviteye başlayabileceğini belirten Ünüsan, bu sürenin gün içinde kısa yürüyüşlere bölünebileceğini kaydetti. Düzenli uyumanın da genel sağlığı desteklediğini ifade eden Ünüsan, yetişkinler için önerilen günlük 7-9 saatlik uyku süresinin tamamlanması gerektiğini dile getirdi.
Sindirim konforunun korunmasında porsiyon miktarı ve öğün saatlerinin önem taşıdığını vurgulayan Ünüsan, büyük porsiyonlar ile yağ oranı yüksek yemeklerin bazı kişilerde şişkinlik, dolgunluk ve mide yanması gibi belirtileri artırabildiğini belirtti. Yemeği yavaş yemenin, besinleri iyi çiğnemenin ve rahatsızlık oluşturacak kadar büyük porsiyonlardan kaçınmanın sindirim konforuna katkı sağlayacağını ifade eden Ünüsan, özellikle gece reflü şikâyeti yaşayan bireylerin yemek ile yatış saati arasında en az üç saat ara vermesi gerektiğini söyledi.
Kış aylarında bağırsak sağlığını desteklemek için küçük ancak sürdürülebilir değişikliklerin rutin hâline getirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, “Günlük öğünlere sebze eklemek, yeterli su içmek, kısa yürüyüşler yapmak ve düzenli uyumak gibi alışkanlıklar zaman içinde yaşam biçiminin bir parçası hâline getirilebilir. Bu alışkanlıkların yıl boyunca sürdürülmesi genel sağlığın korunmasına katkı sağlıyor” dedi.
Uzun süren veya tekrarlayan kabızlık, ishal ve şişkinlik gibi rahatsızlıkların yalnızca beslenme alışkanlıklarıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini de vurgulayan Ünüsan, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı veya şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Ünüsan, bağırsak sağlığının korunmasında düzenli ve dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.
Editör: F.ÖZKAN





