Torku
Gürültü Kirliliğinin Kalp Sağlığına Etkileri

Gürültü Kirliliğinin Kalp Sağlığına Etkileri

ABONE OL
Ocak 15, 2026 13:23
Gürültü Kirliliğinin Kalp Sağlığına Etkileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Netwifi

Gürültü kirliliği, doğal olmayan yollarla ortaya çıkan, yüksek şiddetli ve uzun süreli sesler olarak tanımlanır ve günümüz büyükşehirlerinin önemli sorunlarından biridir. İnsan ve hayvan yaşamını olumsuz etkileyen bu durum, yaşam kalitesini düşürmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, gürültü kirliliğinin sadece işitme kayıplarına ve psikolojik sorunlara yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda kalp ve damar sağlığı için de ciddi bir risk faktörü olduğunu göstermiştir.

Gürültünün Kaynakları ve Etkileri

Trafikteki araçların motor, fren, egzoz ve korna sesleri, acil durum araçlarının sirenleri, inşaat ve tamirat çalışmaları, açık alanlardaki müzik yayınları, ev aletlerinin çıkardığı sesler, sanayi tesislerinden yayılan gürültü, spor müsabakaları, düğünler, toplantılar ve çeşitli sosyal etkinlikler şehirlerdeki gürültü seviyesini önemli ölçüde artırmaktadır. Geçmişte daha çok çevresel bir sorun olarak değerlendirilen bu konu, 2018 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayınladığı bir kılavuzla dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu kılavuz, gürültü kirliliğinin sağlık üzerindeki risklerini vurgulamış ve birçok ülkede yapılan araştırmalar, gürültünün çevre kirliliği kadar zararlı olduğunu ortaya koymuştur.

Gürültü kirliliğinin küresel ölçekte ciddi bir sağlık sorunu olduğu kabul edilmektedir. Uykuyu bölmesi, kan basıncını yükseltmesi gibi etkileriyle kronik uyku problemlerine ve iskemik kalp hastalıklarına yol açabileceği belirtilmektedir. Türkiye’de de bu konu büyük önem taşımaktadır. TÜİK verilerine göre, 2023 yılında ölümlerin %33,6’sı ve 2024 yılında %36’sı dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanmıştır. Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümler içinde iskemik kalp hastalıkları, 2023’te %42,6 ve 2024’te %42,9 ile ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’de her 10 kişiden yaklaşık 4’ü kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Uzman Görüşleri: Gürültünün Kalp Üzerindeki Rolü

Medipol Mega Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Demir, “Kalp ve damar sağlığı kritik önem taşımaktadır. Çünkü hem Türkiye’de hem de dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Kalp-damar sistemi, tüm organları besleyen temel yaşam hattıdır. Bu sistemdeki sorunlar, sadece kalp krizine değil, aynı zamanda inme, kalp yetmezliği ve ani ölümlere de neden olabilmektedir” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Demir, gürültünün kalp damar sağlığı üzerindeki etkileri hakkında ise şunları ifade etti: “Bu, artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Gürültü kirliliği, hava kirliliği kadar önemli ve bağımsız bir kalp-damar risk faktörüdür. Özellikle trafik ve çevresel gürültüye uzun süre maruz kalan bireylerde kalp rahatsızlıkları daha sık görülmektedir. Gürültü, farkında olunmadan vücutta sürekli bir stres yükü oluşturarak kalbi olumsuz etkilemektedir. Bu konuda yapılmış bilimsel çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalarda, trafik gürültüsünde her 10 desibel artışın, kalp krizi riskini %3-5, inme riskini %5 ve kalp yetmezliği riskini yaklaşık %4 artırdığı gösterilmiştir. Ayrıca, 53 desibel üzerindeki gündüz gürültüsü kalp hastalığı riskini artırırken, 45 desibel üzerindeki gece gürültüsü uyku düzenini bozarak kalp ritmi üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu bulgular, Dünya Sağlık Örgütü’nün kılavuzlarında da açıkça belirtilmektedir.”

Gürültünün Vücut Üzerindeki Mekanizmaları

Gürültü, vücudu sürekli olarak tetikte tutarak sempatik sinir sistemini harekete geçirir ve stres hormonlarının salgılanmasına neden olur. Bu durum, damar iç yüzeyinde hasara yol açarak damar sertleşmesini hızlandırır. Aynı zamanda uyku düzenini bozarak kalbin dinlenmesini engeller. Tüm bu süreçler zamanla kan basıncının yükselmesine, damar tıkanıklığına ve kalp yetmezliğine zemin hazırlar.

Korunma Yolları ve Öneriler

Prof. Dr. Demir, korunma yöntemleri hakkında şu önerilerde bulundu: “Gürültü, önlenebilir bir risk faktörüdür. Ev ve iş yerlerinde ses yalıtımına özen göstermek, özellikle gece gürültüsünü azaltmak ve uyku hijyenini korumak son derece önemlidir. Sürekli gürültülü ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak ve sessiz, doğal alanlarda vakit geçirmek kalp sağlığı açısından koruyucu bir etki sağlar. Gürültüye alıştığımızı düşünsek bile, kalp ve damar sistemimiz bu duruma uyum sağlamaz. Özellikle gece gürültüsü, farkında olmadan kalbi ve beyni yorar. Sessizlik, sadece ruhsal değil, aynı zamanda kalp ve damarlar için de gerçek bir şifa kaynağıdır.”

Şehir hayatının sunduğu imkanlardan vazgeçmek kolay olmasa da, alınabilecek bazı önlemlerle gürültü kirliliğinden korunmak mümkündür. Bu önlemlerden bazıları şunlardır:

  • Trafikte zorunlu durumlar haricinde korna kullanmamak
  • Araç bakımlarını düzenli olarak yaptırmak
  • Daha yumuşak ve sessiz lastikler tercih etmek
  • Bireysel araçlar yerine toplu taşıma araçlarını kullanmak
  • Ses sistemlerini yüksek seviyelerde kullanmamak ve kullanımına izin vermemek
  • Daha az gürültü üreten elektronik cihazlar tercih etmek
  • Binalarda ısı yalıtımının yanı sıra ses yalıtımı olanları tercih etmek
  • İş yerlerinde gürültüyü önleyici tedbirler almak
  • Havai fişek gibi yüksek gürültü kaynaklarını kullanmamak
  • Havaalanı gibi gürültülü bölgelerden uzakta konut seçmek
  • Sanayi ve endüstri bölgeleri yerine, şehir merkezinden uzak semtlerde yaşam alanları tercih etmek

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP