Son yıllarda kilo kontrolü ve diyabet tedavisinde adından sıkça söz edilen, bağırsaklardan salgılanan hormonu taklit ederek kan şekerini düzenleyen ve beyindeki tokluk merkezini uyararak iştahı azaltan GLP-1 grubu ilaçlar, dünya genelinde büyük ilgi görüyor. Bu gelişmeler ışığında, Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, doğru beslenme alışkanlıklarının vücudun kendi mekanizmalarını harekete geçirerek bu sürece önemli katkı sağlayabileceğinin altını çizdi. Ünüsan, tokluk hissini doğal yollarla destekleme imkanlarına dair bilimsel perspektifini paylaştı.
Prof. Dr. Ünüsan, vücudun tokluk hissini sağlayan sistemi doğal yollarla desteklemenin mümkün olduğunu belirterek, bağırsaklardan salgılanan ve iştah kontrolü ile kan şekeri dengelemede rol oynayan GLP-1 hormonu taklit eden ilaçlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ünüsan; “İştahın kontrol edilmesinde ve kan şekerinin dengelenmesinde görev alan GLP-1 hormonu, bağırsaklarda doğal olarak üretilir. Doğru besin tercihleriyle vücudun bu hormonu daha etkili şekilde salgılamasını desteklemek mümkündür. Bu yaklaşım, ilaçların doğrudan yerine geçmese de metabolik sağlığın korunmasına önemli katkılar sağlar" ifadelerini kullandı.
Lifli besinlerin tokluk süresini uzattığına dikkat çeken Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, özellikle yulaf, arpa, tam tahıllar, kuru baklagiller ile bazı sebze ve meyvelerde bulunan çözünür liflerin bağırsak sağlığını desteklediğini vurguladı. Ünüsan; “Lifli besinler, bağırsaklardaki yararlı bakteriler tarafından parçalanırken ortaya çıkan doğal bileşiklerin ve tokluk hissini artıran hormonların salgılanmasına yardımcı olur. Bu durum, daha uzun süre tok kalmayı ve kan şekerinin daha dengeli seyretmesini destekler. Ancak bu etkiler kısa sürede ortaya çıkmaz. Lifli besinlerin faydası düzenli ve uzun süreli tüketimle görülür. Sağlıklı beslenme, tek seferlik bir uygulama olarak görülmemeli, sürdürülebilir bir yaşam biçimi haline getirilmelidir" dedi.
Bazı bitkisel bileşikler ve lif kaynaklarının da süreci destekleyebildiğine dikkat çeken Ünüsan, GLP-1 ilaçlarının kilo kaybı ve kan şekeri kontrolünde çok daha güçlü sonuçlar sunduğunu vurguladı. Ünüsan şunları ekledi: “Lif kaynakları ve bazı bitkisel bileşikler, bağırsak sağlığı, iltihabın azaltılması ve metabolizmanın desteklenmesi gibi farklı alanlarda da olumlu etkiler gösterir. Lifler bağırsak düzenliliğini desteklediği için ilaçlarda sık görülen kabızlık gibi yan etkilerin hafifletilmesine yardımcı olur. Doğal bileşikler GLP-1'i uyarmanın yanı sıra antioksidan, iltihap önleyici ve beta-hücresi koruyucu ek faydalar da sunar. Ancak doğal besinlerin veya takviyelerin, hekim kontrolünde kullanılan GLP-1 ilaçlarıyla aynı etkiyi göstermesi beklenmemelidir. Bugün kullanılan GLP-1 ilaçları kilo kaybı ve kan şekeri kontrolünde çok daha güçlü sonuçlar ortaya koyar. Doğal beslenme yaklaşımları ise sağlıklı yaşamın önemli bir parçası olarak değerlendirilmeli. Bu strateji, etkili bir destekleyici tedavi olabileceği gibi ilaç dozu azaltıldıktan sonra metabolik sağlığı korumanın da anahtarıdır."
Beslenme ve Diyetetik alanının sadece diyet listeleri hazırlamaktan ibaret olmadığını ve sağlıklı bir toplumun temelinde doğru beslenmenin yattığını belirten Ünüsan; “Beslenme ve diyetetik, insan metabolizmasını, bağırsak sağlığını, besinlerin vücutta oluşturduğu etkileri ve hastalıklardan korunmaya yönelik beslenme modellerini bilimsel veriler ışığında inceleyen kapsamlı bir sağlık alanıdır. Popüler diyet trendlerinin ötesinde; biyokimya, fizyoloji, mikrobiyoloji ve klinik uygulamayı bir araya getiren kanıta dayalı bir bilimdir. GLP-1 gibi güncel bir konuyu bilimsel temelde değerlendirebilmek, tam da bu disiplinin diyetisyenlere kazandırdığı bakış açısıdır. Günümüzde beslenme bilimi, kronik hastalıkların önlenmesinden yaşam kalitesinin artırılmasına kadar birçok alanda önemli rol üstlenir” diyerek, sağlıklı ve bilinçli beslenmenin, bilimsel temellere dayandırıldığında bireylerin yaşam kalitesini artıran, hastalıklardan korunmayı destekleyen ve sürdürülebilir sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasına katkı sağlayan en önemli unsurlardan biri olduğunu vurguladı.
Editör: F.ÖZKAN









