Altın Kalem

DİN EĞİTİMİ VEYA DİNİ EĞİTİM (KUR’AN EĞİTİMİ) VE İMAM-HATİP LİSELERİ ÜZERİNE

ABONE OL
Eylül 14, 2022 07:42
Altın Kalem
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Netwifi

Son zamanlarda yine bir İmam-Hatip Liseleri polemiğidir başladı ve tartışılıyor. İşin en ilginç yanı sağ radikal gruplarla beraber sol seküler grupların bu okullar üzerinden birleşebilmeleri. Kamuoyunda Cüppeli Ahmet Hoca olarak bilinen şahısla, geçtiğimiz günlerde Kani Beko isimli milletvekilinin açıklamalarında bu birlikteliği görebiliyoruz. Açıklamalarından elde etmek istedikleri, görüş ve fikirleri ayrı olsada amaçları aynı. İmam-Hatip Liselerini ve dini eğitimi toplum nezdinde tartışmalı hale düşürmek kendi hareket ve etki alanlarını geliştirmek.  Şimdi gelin bu İmam-Hatip Liseleri neymiş bir göz atmaya çalışalım.

İmam Hatip Okullarının tarihi, Cumhuriyet tarihi kadar eskidir. Hatta daha da geriye gider. Bugün İmam Hatip Liseleri veya İmam Hatip Ortaokulları diye bildiğimiz okulların tarihi serüvenine şöyle bir göz attığımızda karşımıza 1913 yılında İmam Hatip yetiştirmek üzere açılan ve daha sonra Medresetü-l Vaizin ile birleştirilerek Medresetü-l İrşad adını alan Medresetü-l Eimmeti vel Hutaba, çıkar. Bu okullar ömürlerini 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na kadar sürdürmüştür. Görüldüğü gibi Osmanlı Devleti gibi hangi din olursa olsun eğitimin din eksenli olarak hatta ikili eğitimin verildiği yıllardan sonra bile Din Eğitimi alanında boşluk oluşmuş ki bu okulların açılması kararlaştırılmıştır.

Cumhuriyet Dönemine gelecek olursak 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile yeni düzenlemeler yapılmıştır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun din görevlisi eğitimini düzenleyen 4. maddesi medreselerin kapatılmasına karşılık, imamlık ve hatiplik gibi dini hizmetlerin görülebilmesi için ayrı okullar açılmasını öngörüyordu. Kanunda öngörülen bu okullar, 1924 yılında İmam Hatip Mektepleri adı altında 29 merkezde açıldı. Okullar, 4 yıllık ortaöğrenim seviyesinde idi. Bu okulların müdürleri özel bir din eğitimi görmemişlerdi. Daha çok, deneyimli eğitimcilerdi ve amaçları Cumhuriyet’e bağlı aydın din adamları yetiştirmekti. Ders saatlerinin çoğu bilim ve yabancı dil dersleriydi ve dinle ilgili dersler ikinci plandaydı. İmam Hatip Mektepleri 1930’da devlet tarafından aşırı ilgisizlik, ödenek göndermeme vd. nedenler başta olmakla beraber; öğrenci azlığı(!) nedeniyle kapatılmıştır. 1930-1950 yılları arası ülkemizde ‘Din Eğitimi’ adına tam bir ‘Fetret Dönemi’ sayılır.

Yine görüldüğü üzere Din ve Dini Eğitim, yönetim kademesinin olumsuz tüm uğraşlarına rağmen Dini İslam olan bir milletin dinini öğrenmek ve hayatındaki dini ritüelleri yapacak, kendisine rehber ve önder olacak insanların yetişmesi için yaptıkları sonucu vermiş görünüyor. Haklı talepler karşısında kısa dönemler ve ağır şartlar altında da olsa İmam Hatip kursları açılmıştır.

İmam Hatip Kursları;

1949 yılında ortaokul mezunu, askerliğini yapmış kimselerin alındığı 10 ay süreli İmam Hatip Kursları açılarak din hizmeti görevlisi yetiştirme uygulaması başladı. 1949 sonuna kadar 50 kişinin mezun olduğu bu kursların süresi daha sonra iki yıla çıkarıldı ve meslek okulu mezunlarının da kurslara girmesine imkân verildi.

İmam Hatip Okulları;

1950 seçimlerinden sonra iktidara geçen Demokrat Parti, seçim dönemlerinde söz vermiş olduğu İmam Hatip Okulları’nı (İHO), halka verdiği sözü tutarak iktidarının ilk yılında açtı. Nihayet Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Müdürler Komisyonu’nun 13 Ekim 1951 tarih ve 601 sayılı kararıyla Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 4. maddesine istinaden İmam-Hatip okullarının açılmasına karar verildi ve bu karardan dört gün sonra yedi ilde (İstanbul, Ankara, Adana, Konya, Kayseri, Maraş, Isparta) birinci devresi 4, ikinci devresi 3 yıl olan 7 yıl süreli ve bir bütün teşkil eden İmam Hatip Okulları 1951-1952 döneminde açıldı. 1963-1964 öğretim yılında İmam Hatip Okulları’na ilk defa parasız yatılı öğrenci alınmaya başladı.

Şimdi çok tartışılan bu okulların müfredatına bakacak olursak aslında tartışmaya yer olmadığını, kuruluş amacına uygun olarak vermiş olduğu eğitim nedeniyle her kesim tarafından desteklenmesi gerektiği kanaati hasıl olması lazım. Şöyle ki, inancının gereği mensubu olduğu dinin esaslarını hurafe ve bidatlere yer vermeden öğrenilen bu okulların desteklenmesinden daha tabii bir şey olmaması gerekir.

Müfredat şu şekildedir bu okullarda; İmam-Hatip okullarının orta kısmında Kur’an-ı Kerim ve tecvid, Arapça, tefsir, akaid, kelam, din dersleri, fıkıh usulü, siyer ve ahlak, hadis ve hadis usulü, Türkçe, Türkçe hitabet, el yazısı, psikoloji, tarih, coğrafya, yurttaşlık ve kanun bilgisi, matematik, fizik, kimya, beden eğitimi, müzik, tabiat bilgisi, sağlık bilgisi, Türk-İslam sanatı, yabancı dil, resim-iş dersleri; Lise kısmında ise Kur’an-ı Kerim ve tefsir, Arapça, İslam felsefesi ve kelam, fıkıh ve feraiz, dinler tarihi ve İslamiyet, hadis ve hadis usulü, psikoloji, sosyoloji ve ahlak, mantık, Türk-İslam sanatları, Türk dili ve edebiyatı, tarih, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji ve sağlık bilgisi, matematik, kozmografya, beden eğitimi, müzik, milli savunma, resim, yabancı dil dersleri bulunuyordu. İmam-Hatip okullarının müfredatındaki meslek derslerinin ağırlığı yaklaşık % 40, kültür derslerinin ağırlığı ise % 60 olarak tesbit edilmiş olup bu oran daha sonraki düzenlemelerde de korunmuştur.

Bir İmam-Hatip Liseli ve 90’lı yıllarda okumuş ve mezun olmuş biri olarak bu derslerin çoğu artık müstakil bir ders olarak değil, birleştirilmiş sanki genel kültür seviyesine indirgenmiş dersler olarak karşımıza çıkmakta. Şunu söylemek istiyorum ilk yıllarında bu okullarda verilen eğitimin kalitesi, çeşitliliği ve ağırlığı karşısında şaşkınlığımı gizleyemedim. Ortaöğretim müfredatından ziyade bir yükseköğretim müfredatı gibi.

Çok acil ihtiyaçtan açılan bu okulların ilk yıllarında öğrenci sayısı ve eğitimin olmazsa olmazı okul binalarının durumu nasıldı peki ona bakacak olursak şöyle;

1957 – 1958 öğretim yılı sonunda 193 kişi olarak ilk mezunlarını verdi. Yani 1950 yılında açılan bu okullar 7 yıllık eğitimin sonunda sadece 193 kişi 7 adet okuldan mezun olanların sayısıdır. Elbette sonraki yıllarda tartışılmaya sayılarının azaltılması hatta kapatılması gerektiği yönündeki baskılara rağmen İsmet İNÖNÜ (ikinci dönemi), Süleyman DEMİREL, Bülent ECEVİT ve askeri muhtıralar dönemlerinde İmam-Hatip Liseleri ve öğrenci sayıları devamlı artmıştır. 27 Ekim 1965’te kurulan Süleyman DEMİREL hükümetinin programında ilk defa İmam-Hatip okulları zikredilerek bu okullar için yüksek öğretimin açık tutulacağından söz edilmiş, ardından okul ve öğrenci sayısı artmaya devam etmiştir. Mesela 1964-1965 öğretim yılında okul mevcudu yirmi altı, orta ve lise kısmındaki toplam öğrenci sayısı yaklaşık 11.000 iken dört yıl sonra okul sayısı altmış dokuza, öğrenci sayısı 42.750’ye ulaşmıştır. İmam-Hatip Liselerinden mezun olup fark derslerini vererek düz lise diplomaları ile yükseköğretime devam eden öğrenciler için bu zorunlulukta; 1972’de yayımlanan “Milli Eğitim Reformu Stratejisi”yle ilgili kararname ile İmam-Hatip Okulu adı İmam-Hatip Lisesi şeklinde değiştirilmiş (M.E.B. Tebliğler Dergisi, sy. 1700 [1972], s. 416), 1973’te çıkarılan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile İmam-Hatip liseleri “imamlık, hatiplik ve Kur’an Kursu Öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesiyle … hem mesleğe hem de yüksek öğretime hazırlayıcı programlar uygulayan öğretim kurumları” şeklinde tanımlanarak (Resmi Gazete, sy. 14574 [1973]) bu okulların, kuruluşundan itibaren ilk defa güçlü bir kanuni dayanağa kavuşturulması yanında o güne kadar sadece Yüksek İslam Enstitülerine girebilen mezunlarına çeşitli yüksek öğretim kurumlarına girme imkanı verilmiş, bu kanunu değiştiren 16 Haziran 1983 tarih ve 2842 sayılı kanunda da aynı haklar korunmuştur. Günümüzde de olması gereken bir uygulama daha getirilmiş, kendisini asker millet olarak tanıtan, Kahraman Ordusuna “MEHMETÇİK” adını uygun bulmuş bir milletin ahfadı olarak bir ayıp son bulmuş ve mezunlarına askeri okullara gidebilme hakkı tanınmıştır.

Okul binalarına bakacak olursak hem arsa temininde hem okul inşaatlarında ve öğrencilerin ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında milletimizin büyük teveccühleri olmuş, her türlü yardımı yapmaktan kaçınmamıştır. Yüce Dinimiz İslam’ın, kerim kitabımız Kur’an-ı Kerim’in öğretilmesi olsa gerek Necip Milletimiz adeta yarışırcasına okullar inşa etmiş devletimize “buyrun size okul binası ve öğrenci, siz de öğretmenlerinizi gönderin. Çocuklarımızın dinini, diyanetini bilen, vatan ve millet sevdalısı nesiller yetiştirin” diyerek devletimizin de aslında maddi anlamda üzerinden yük almak suretiyle insiyatif belirlemiştir. Acil ihtiyaçtan hem de çok çok acil ihtiyaçtan açılan bu okullar eğer kısa sürede bu kadar teveccüh görmüşse tartışmaktan ziyade empati yapmak gerektiğine inanıyorum. Şunu da iddia ediyorum. Mesele dini eğitim değil dinin kendisinin yok olmasını isteyenlere sözüm bu düşünce tarzı sakat bir düşüncedir. Yok olmaya mahkumdur. Hatta İmam-Hatip Liselerini kapatırsak daha çok karşı oldukları merdiven altı diye tabir ettiğimiz bidat ve hurafelerle dolu bir din eğitimi verilir ve öyle bir ortam olur ki maazallah ülkemiz Ortadoğuda olduğu gibi iç çatışmaya kadar gider. Her kesimin kendine göre bir din yorumu haşa kendine göre inandığı bir Allah inancı ortaya çıkar ki bunu hiç kimse istemez. Her okulumuzun ve öğrencilerimizin olduğu gibi Milletin bağrından çıkan bu okulları ve öğrencilerini desteklemeli ve daha iyi bir eğitim alabilmeleri için elimizden geleni yapmalıyız…

Bu vesileyle İmam-Hatip Okullarının açılmasında büyük emekleri olan zamanın Milli Eğitim Bakanı merhum Tevfik İLERİ, İmam-Hatip Okullarının açılmasında emeği herkesten fazla olan merhum Mahmut Celaleddin ÖKTEN Hocamız ve Konya İmam-Hatip Okulunun açılmasında büyük emekleri olan Konyamızın manevi mimarlarından merhum Hacı Veyiszade Mustafa Hocamız başta olmak üzere ilk zamanlarından günümüze kadar maddi-manevi desteklerini esirgemeyen herkesi rahmet, minnet ve şükranla yad ederiz. Destek değil köstek olanları da elbette destekleyecek değiliz. Onları da anılmak istedikleri gibi anarız vesselam…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.